Trabzon Gastronomi Derneği olarak, Trabzon Bir Şehir Festivali kapsamında gerçekleştirdiğimiz “Yeni Nesil, Eski Sofralar” başlıklı açık hava sohbetinde bir araya geldik. Bu etkinlikte yalnızca yöresel yemekleri tanıtmakla kalmadık; aynı zamanda bir kültürel hafızayı, bir tat mirasını yeniden anlamlandırmaya çalıştık.
Moderatörlüğünü dernek başkanımız Emre Murat’ın üstlendiği sohbette, Rabia Güner ve Orhan Yağız Sürül, Z kuşağının neden pazı kavurması, tomara tavası, simira ya da tatlı kuymak gibi yerel tatlardan uzaklaştığını farklı yönleriyle tartıştı.
Simira ve Tatlı Kuymak ile Anlatılan Bir Hafıza
Etkinlikte yalnızca konuşulmadı; sahnede yemek de pişirildi. Geleneksel Karadeniz mutfağının özel lezzetlerinden biri olan Simira, hem geleneksel hem de modern bir sunumla sahneye taşındı. Ardından ise tatlı kuymak, izleyicilerin gözleri önünde hazırlanarak ikram edildi.
Bu uygulamalı sunumlar, geleneksel yemeklerin yalnızca tarif olmadığını; aynı zamanda duygu, kimlik ve belleğin taşıyıcısı olduğunu gösterdi.
Z Kuşağı Neden Uzaklaştı?
Etkinlikteki tartışma başlıklarından biri, Z kuşağının neden yerel yemeklerle mesafeli bir ilişki kurduğu sorusuydu. Bunun arkasındaki temel nedenler arasında:
- Tat hafızasının kopması,
- Annelik ve kadınlıkla özdeşleşmiş mutfak kültürünün dönüşümü,
- Görsel estetik ve sosyal medya etkisi,
- Zaman yönetimi ve tek kişilik yaşam tarzları,
- Malzeme erişiminin zorlaşması
gibi toplumsal ve kültürel dinamikler yer aldı.
Katılımcılar, yemek tariflerinin yalnızca teknik bilgi değil; aynı zamanda anıların, sevgilerin ve aidiyet duygusunun aktarımı olduğunu vurguladılar.
Görsellik ve Sunum: Tatlar Nasıl Görünürlük Kazanır?
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de yemeklerin sosyal medya estetiği üzerinden tartışılmasıydı. Yerel yemeklerin sosyal medyada görünürlüğünün düşük olması, genellikle estetik normlara uymamalarıyla açıklanıyor. Ancak bu durum, hikâyeleştirme, bağlamlandırma ve görsel zekâ ile aşılabilir.
Örneğin, tomara tavasının sade bir tabakta değil de tahta bir sunumda, yanında yetiştiği otlarla birlikte sunulması; yemeğe sadece görsel değil, kültürel derinlik de kazandırabilir.
Kültürel Belleği Canlı Tutmanın Yolları
Etkinlikte, geleneksel tatların geleceğe taşınması için şu öneriler öne çıktı:
- Yerel yemeklerin dijital platformlarda daha çok yer alması
- Sosyal medya içeriklerinde yöresel tatların hikâyeleriyle birlikte anlatılması
- Oyunlaştırma, VR (sanal gerçeklik), nostalji temelli içerikler ile genç kuşaklara hitap edilmesi
- Tat atölyeleri, aile tarifleriyle kurulan eğitim programları
- Tek kişilik sofralarla uyumlu yöresel tariflerin geliştirilmesi
Kapanış: Tatlar Giderse, Kimlik de Gider
Etkinlik, şu cümleyle sona erdi:
“Bu sadece bir tatlı değil… belki de bizi geleceğe bağlayacak en yumuşak ip.”
Tatların, yalnızca damak zevki değil; kültürel sürekliliğin ve aidiyet duygusunun taşıyıcısı olduğunu bir kez daha hatırladık. Trabzon Gastronomi Derneği olarak bu değerleri yaşatmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz.
Bu değerli etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm kurum ve temsilcilerimize içtenlikle teşekkür ederiz:
- Ortahisar Belediyesi
- Gola Kültür Sanat ve Ekoloji Derneği
- İstanbul Kültür Sanat Vakfı
- Hopa Belediyesi
- Goluri
- Vira – Doğu Karadeniz Kültür Endüstrisi
Trabzon’un gastronomik hafızasını genç kuşaklarla buluşturma yolculuğumuzda, sağladığınız destek ve iş birlikleri bizim için çok kıymetli.












